Diyet & Asit-Alkali dengesi

Ağrılı Mesane Sendromu (İnterstisyel Sistit)

Diyet & Asit-Alkali dengesi

Diyet yaparak nasıl dengeye ulaşılır?:  İşte size 70’e 30 kuralı... 

Yiyecekler, içinde bulundurdukları asit veya alkali oranına bağlı olarak değil; vücutta yarattıları etkilere göre, asit üreten veya alkalize olarak sınıflandırılırlar.

Bunun anlaşılması önem taşır çünkü İnterstisyel Sistit’e karşı yiyeceklerden kaçınmamız gerekir. Kaçınıyor olduğumuz asidik besinler vücutta asit üreten veya alkalize etkisi olan besinler değil, kendi yapısında asit barındıran ve hassas Interstisyel Sistit oluşumlu mesaneler için irrite edici olanlardır.

Örneğin, üzüm ve turunçgiller Interstisyel Sistit diyetinde kaçınılması gereken besinlerdir çünkü asidiktirler. Turunçgiller sitrik asit barındırırlar ve İnterstisyel Sistit’i irrite ederler. Bu nedenle, yiyeceklerin çoğu genel nüfus için alkalize ve yararlı olmasına rağmen, ilk 3-6 ay içerisinde, bazen daha uzun bir süreç boyunca, asitleri tolare edebilecek duruma gelene kadar daha az asit barındıran meyveleri tercih etmek gerekir.

Asidik olmayan besinlerin birçoğu aynı zamanda alkalizedir. Başlıkta da bahsettiğimiz, 70’e 30 kuralı, %70 oranında alkali ve %30 oranında asidik olan besinleri hedefler. Bu oran asit-alkali dengesidir. Bu nedenle öğününüz yaklaşık %70 oranında asidik olmayan + alkalize yiyeceklerden ve %30 oranında asidik + asit üreten yiyeceklerden oluşmalıdır. Hatırlayın ki, bu sadece öğününüzün büyük bir bölümünü hangi tip yiyeceklerin oluşturması gerektiğini anlamanız için genel anlamda bir rehberdir. Aynı zamanda protein, karbonhidrat, sağlıklı yağlar, vitaminler ve mineraller açısından dengeli beslendiğinizden de emin olmanız gerekir.

Yüksek oranda asit tamponlayıcı besinler olan; sebzeler, meyveler ve brüksel lahanası daha çok alkalizedir, diğer yandan daha konsantre besinler; tahıl, un, baklagiller, fasulye, şeker, sofra tuzu, sodyum karbonatlar, fındık, hayvansal proteinler ve işlenmiş gıdalar asit üreticidir.