Asit-Alkali Dengesinin Önemi

Ağrılı Mesane Sendromu (İnterstisyel Sistit)

Asit-Alkali Dengesinin Önemi

Bir İnterstisyel Hastası Asit-Alkali dengesine nefes alıp vermek kadar çok önem vermeli.

Kanın pH değeri 7.35-7.45 arasında tutulmalıdır ve homeostatik dengenin sürekliliğinden emin olmak için vücudumuzda birçok mekanizma bulunur. Eğer kanımız bu değerlerin dışına çıkarsa sonuçları ölümcül olur. Örneğin, kanın 6.95’lik pH değeri diyabetik koma ve ölüm ile sonuçlanır. Bu vücudumuzda neden birçok tamponlama sistemi olduğunu açıklar.

Vücuttaki asit seviyesi, kas hareketleri (kas hareketleri laktik asit ve karbondioksit üretir) neticesinde arttığında ve protein ve nişasta sindiriminde (ortaya sülfürik asit ve fosfor çıkar), asitler aşağıda ki yoları izler;

1)Böbreklerden, ciltten ve akciğerlerden süzülmek için su ve karbondioksite parçalanırlar,

2)Mide tarafından hidroklorik asit olarak sindirilmek üzere değerlendirilirler,

3)Böbrekler tarafından tuz olarak nötralize edilir ve boşaltılırlar (bu tuzlar zamanla birikebilir ve böbrek taşı oluşumuna da sebebiyet verebilir.),

Bu sistemler kanın ve vücudun çok fazla asidik veya alkali hale gelmesini engellerler. Eğer organ tamponlama sistemleri kronik bir hastalık veya yaşlanma neticesinde zayıflarsa, pH dengemiz etkilenir. Yaşlanma neticesinde de alkali rezervlerimiz de azalma görülür. Dolayısıyla bu vücudu asidik bir hale getirir ve İnterstisyel Sistit belirtileri şiddetlenebilir.